Genel itibari ile beğenimi kazanmış fakat savaş ve tarihi film deneyimsizliği olunmasından ve dünya tarihi bakımından önemli bir olayı anlatmanın kolay olmamasından dolayı eksiklikleri de mevcut film. Övgüyü hakeden birçok yönü olduğu gibi eleştirilmesi gereken özellikleri de vardır. En önemli övgüyü hakeden yönü tarihi bir film çekme ve öncü olma konusunda örnek teşkil etmesi… Bir başka önemli yönü ise izlediğim salonda gördüğüm kadarıyla son zamanlarda insanlarımızın ailecek izleyecek film eksikliğini gerçekten gideren bir filmdir. Yani ben eşini çocuğunu alıp sinemaya gelen o kadar çok insan gördüm ki şaşırmamak elde değil. Belki onların çoğu ilk defa böyle bir aktiviteye imza atıyordu. Belli ki her kesimden insan için merak ve ilgi uyandırmış.
Devamını Oku
Gün geçmiyor ki bir yerlerden sansür haberleri gelmesin. Bu sansür haberimiz de yine Atatürk üzerine, Kültür Bakanlı’mız tarafından gelmiş. Âşık Veysel’in Atatürk için yazıp bestelediği Atatürk’e Ağıt isimli türküsü bu sefer sansürden nasibini almış. Sansür demeyelim biz buna aslında, şiir eski olduğundan güncellenme yayınlamışlar sayın bakanlarımız.
Devamını Oku
Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı bir dönemde bir devrimci olarak Mustafa Kemal Atatürk‘ün hiçbir düzenin ve devletin olmadığı bir zamanda, sırf milletine çeki düzen vermek adına kendi başına bütün devrimlere ön ayak olduğu için kendisine itham edilen soru cümlesi.
Devamını Oku
Tam bir ay önce bugün, 5 Ekim 2011′de hayatını kaybeden, Apple’ın kurucularından ve CEO’su Steve Jobs’un uzun zamandır çok konuşulan ve 24 Ekim’de İngilizcesi Amerika’da yayına çıkan biyografisi, geçtiğimiz günlerde de Türkçe olarak ülkemizde satışa çıktı.
Devamını Oku
Uzun zaman olmuş buraya bakmayalı, yazmayalı. Son yazının üzerinden 187 gün geçmiş. Yani 6 ay, 1 hafta. Aslında bu kadar uzun süre boş bırakmazdım burayı ama isim değişikliği sonrası bazı düzenlemeler yapmak istediğim için böyle oldu.
22 Ağustos’tan itibaren uygulanacak olan filtre, 1998 yılından beri İnternet kullanan biri olarak beni delirtiyor. Türkçe 3-5 site vardı. Her yere girebiliyorduk. İnanılmaz yavaştı İnternet’imiz. Ama özgürdük! 28 yaşına gelmişim yasaksız 13 senedir İnternet kullanarak. Beğenmediğim şeyi açmayarak. Kendi otokontrolümle, kendi tercihlerimle davranarak. Tek zarar görmemişim bu özgürlükten. Ama biri bu yaşımda bana “sen anlamazsın, ben senin yerine seçecem nereye girip girmeyeceğini!” diyor. Benim yerime seçecek adam, ben kadar internette tecrübeli mi acaba?
Devamını Oku