belki çok yakınımdasın, belki de çok uzağımdasın.. ama sen hep benim içimdesin.. bir an bile ayırmadım seni kendi canımdan.. hiçbir şeyin gücü, seni içimden kopartıp ayırmaya yetmez.. emin ol buna.. senin de gücün yetmez..
sen benim için anlatılmayan duyguların tek tarifisin.. ancak yaşanıldığında içinde hissedebildiğin huzurun tek kaynağısın.. kimseyle paylaşamayacağım, her zaman sonuna kadar tüm benliğimle senin için varolacağım tek kişisin.. her şeyinle bir meleksin.. melek nedir bir düşünsene.. kim gerçekten görmüş ki şu fani dünyada yaşayan bizlerden? kanatları olan bir varlığı kim görmüş? cenneti, o yasak meyvenin ağacını?
biliyorum.. bu dünyayı cennete çeviren sensin bana.. meleğim, zaten o yüzden bu satırlarda sana meleğim diyebilen bir ben olarak çıkıyorum karşına.. değil bir gün, bir saniye bile seni başka bir şekilde görmedim.. sen daima güzelin, iyinin yanında varoldun.. çok üzüldüm, çok yıprandım ama sen hep bir melek gibi yanımda oldun..
meleğim.. teşekkür ederim..
msn messenger ilk olarak 1999 yılında piyasaya çıktı yanılmıyorsam.. o günlerden bugünlere, msn de gelişti doğal olarak.. şu an türkiye’deki internet kullanıcılarının bilgisayarlarının büyük bir çoğunluğunda msn programı vardır.. hemen herkesin bir msn hesabı da.. bazı kişilerin aktif olarak kullandıkları 3-4 ayrı msn hesapları da var.. geçtiğimiz günlerde nerede okuduğumu hatırlamadığım bir yazıda, türkiye’de aktif olarak 20 milyon kadar msn hesabının olduğunu, ancak internet kafeler haricinde 7 milyon kadar bilgisayar olduğunu yazıyordu.. ne kadar ilginç değil mi?
Devamını Oku
eğer bir gün kendini ağlamaklı hissedersen,
beni ara..
seni güldürebileceğime söz veremem belki,
ama seninle birlikte ağlarım..
eğer bir gün kaçıp gitmek istersen uzaklara,
beni aramak için korkma..
senden durmanı istemem..
ama seninle gelirim..
eğer bir gün hiç kimseyi dinlemek istemezsen,
beni ara..
yanında olacağım..
ama söz veriyorum, çok sessiz olacağım..
eğer bir gün beni ararsan..
ve bir cevap alamazsan,
beni görmeye gel..
belki de sana ihtiyacım vardır..
güzel türkçemizin, en güzel deyimlerinden biri benim için armut piş, ağzıma düş.. özellikle internet forumlarında insanlar akıllarına gelen hemen soruyu yeni bir konu açarak soruyor ve birilerinin cevap vermesini bekliyor.. oysa aynı soruyu google amcaya sorsa, ya da sitenin kendi arama sayfasını kullanıp, site içinde arama yapsa istediği şeye, hatta daha fazlasına çok daha kısa sürede ulaşabilir.. hatta çok zaman sorduğu sorunun benzeri hemen ana sayfada olmasına rağmen, yeni konu yaratmak daha mantıklı geliyor insanlara.. işte buna çok güzel bir örnek de tam burada..
Devamını Oku