Beleştepe

16 Nisan 2010 tarihinde, saat 15:19.56 civarında yazılmış.
Belestepe

Beleştepe dendiği zaman, ilk akla gelen yer kesinlikle İnönü Stadı’nın numaralı tribünler ile, yeni açık tribünü arasında kalan ve stadın bir kısmını gören tepe olur. Maç günü bileti olmayanlar, o sırada oradan geçenlerin maçı kısmen de olsa takip edebilecekleri yer olsa da, birçok taraftar için vazgeçilmez yerlerdendir. Beşiktaş tribünleri için bir klasiktir Beleştepe…

Eskiden daha bir güzeldi Beleştepe. Stadın hemen her yeri görülebiliyordu. Artık gerek reklamlardan, gerekse stadın yeniden düzenlenmesinin ardından sadece yeni açık tarafından bir kesim de gözükse, hâlâ vazgeçilmezdir Beleştepe.

Beşiktaş tribünleri de ayrı koymaz Beleştepe tribünlerini! O’nlar içeri girememiş de olsalar, karşılıklı “Siyah – Beyaz” çekerler kapalı tribün ile. Belki kapalıya sesleri gür gelemez ama, ruhları yeter Beleştepe’dekilerin… Önemli olan da o değildir. Seslerinin gelmesi ya da gitmesi değildir. Oradan maçı izlemeye çalışanların içindeki BeşiktAŞKI’dır önemli olan. Saatlerce ayakta beklemek, üstelik yarım yamalak görebileceğin bir maç için beklemek yeter içlerindeki aşkı anlatmaya, göstermeye…

Fransa’dan bir televizyon kanalı da gelmiş bizim Beleştepe’yi çekmeye :) Ufak bir belgesel yapmışlar. 27 Mart 2010, Cumartesi akşamı oynanan Beşiktaş – Eskişehirspor maçında üstelik. Çok da taze yani :) 2 buçuk dakikalık videoda, orada olan birkaç kişi ile yine ufak söyleşi de yapmışlar. O’nlar anlatmış zaten Beleştepe’yi… İyisi mi sözü O’nlara verelim ve biz çekilelim…

660 gün önce yazılmıştır.

Bu yazı hakkında bir şeyler demek ister misiniz?





Tüm haklarını kedim yedi :)