Çıkmaz…

20 Nisan 2010 tarihinde, saat 22:52.03 civarında yazılmış.

O’na aşık olamam, olmamalıyım… “İmkansız diye bir şey yok” diyenlere haykırmalıyım, “İMKANSIZ”! O’nu her gün görmek, mavi gözlerinin içine bakmak canımı yakıyor. Engel olamıyorum hissettiklerime, hissedeceklerime. Her bulduğu fırsatta yanıma gelip bana bakmasına, laf atmasına gülümsemeyle karşılık verip, içimden “yapma, gelme, bakma” diyorum. O’na söyleyemiyorum bunları. Çünkü ben de istiyorum O’nu. Ben de bahaneler üretiyorum her fırsatta yanına gitmek için…

Düşünüyorum da, diğerlerinden hiçbir farkı yok. Peki beni O’na çeken ne? 40 yaşında, evli ve 2 çocuklu olması mı? Engel olmalıyım kendime. Sonrasında göz yaşı dökmemek ve keşke dememek için. Nasıl olacak bu? Her gün yanıma gelip, gülen mavi gözleriyle gözlerimin içine bakıp, “Nasılsın?” dedikçe nasıl olacak?

Bugün bir fırsatını bulup öptü beni… Kalbim yerinden fırlayacaktı sanki. Bıraktım kendimi “İstiklal” sokaklarına. Gülmemek için dişlerimi sıkıyor, dudaklarımı şekilden şekile sokuyordum ama yüzümde salakça bir tebessüm olduğunu hissediyordum. Hiç kimseyi görmedim, hiç kimseyi duymadım. Sadece kendi sesim vardı kulaklarımda… Bir çırpıda saydım bildiğim bütün küfürleri. O salak tebessüm de duruyordu hâlâ yerinde.

Sonu olmayan bi yol var karşımda ve ben koşar adımlarla giriyorum o yola…

655 gün önce yazılmıştır.
EtiCanlar:
  1. TUĞÇE diyor ki:

    Çok uzaklarda, birileri bir şeye çok üzülmüş ve bu HASTALIKLI DUYGUYU tüm havaya yaymıştı.. İçime çektiğim her nefeste bu duyguyu hissediyordum sanki..

    [Reply]

Bu yazı hakkında bir şeyler demek ister misiniz?





Tüm haklarını kedim yedi :)