buruk bir yalan yalnızlık.. yavaş yavaş eriyen bedenin kendine ait öfkesi sanki.. korkuyor dingin yaşlı, doğumundan sonra ölümüne yakın olmaktan.. bilmiyor ki saçlarını kendi ağartmış.. bilmiyor ki yumruklarını sıkarsa gücünü yeniden kazanacağını.. sadece ölüme daha yakınmış o kadar.. ve içine akıtmış zehrini.. gelmeyecek ve her zaman geleceğini bilmediği otobüsü beklemeye koyulmuş..
kendisi gibidir, kendisine yakıştırdığı yer insanın.. suların içinde kaybolmuş paslı bir demir parçasına dokunarak, onu silkelemiş.. o da terk edilmişliğinde yaşayan birine ihtiyacı olan bir demir parçasıymış.. birlikte iki yalnız, neyin ne olduğunu sorgulayamadan yaşayan iki ölü kelebekmiş, kozalağından çıkamayan.. bir şarkı mırıldanmış yorgun sesiyle yorgun adam, ağlayarak..
Devamını Oku