<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Önder&#039;in odası...</title>
	<atom:link href="http://eski.ondurart.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://eski.ondurart.com</link>
	<description>eski.ondurart.com</description>
	<lastBuildDate>Mon, 20 Feb 2012 10:18:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Fetih 1453</title>
		<link>http://eski.ondurart.com/fetih-1453</link>
		<comments>http://eski.ondurart.com/fetih-1453#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Feb 2012 10:18:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ondurart</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dizi/Film]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://eski.ondurart.com/?p=1841</guid>
		<description><![CDATA[Genel itibari ile beğenimi kazanmış fakat savaş ve tarihi film deneyimsizliği olunmasından ve dünya tarihi bakımından önemli bir olayı anlatmanın kolay olmamasından dolayı eksiklikleri de mevcut film. Övgüyü hakeden birçok yönü olduğu gibi eleştirilmesi gereken özellikleri de vardır. En önemli övgüyü hakeden yönü tarihi bir film çekme ve öncü olma konusunda örnek teşkil etmesi&#8230; Bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Genel itibari ile beğenimi kazanmış fakat savaş ve tarihi film deneyimsizliği olunmasından ve dünya tarihi bakımından önemli bir olayı anlatmanın kolay olmamasından dolayı eksiklikleri de mevcut film. Övgüyü hakeden birçok yönü olduğu gibi eleştirilmesi gereken özellikleri de vardır. En önemli övgüyü hakeden yönü tarihi bir film çekme ve öncü olma konusunda örnek teşkil etmesi&#8230; Bir başka önemli yönü ise izlediğim salonda gördüğüm kadarıyla son zamanlarda insanlarımızın ailecek izleyecek film eksikliğini gerçekten gideren bir filmdir. Yani ben eşini çocuğunu alıp sinemaya gelen o kadar çok insan gördüm ki şaşırmamak elde değil. Belki onların çoğu ilk defa böyle bir aktiviteye imza atıyordu. Belli ki her kesimden insan için merak ve ilgi uyandırmış.<br />
<span id="more-1841"></span><br />
Savaş sahneleri bakımından film daha öncekilere kıyasla çok iyi. Kıyafetler güzel denebilir, müzikler genel anlamda film heyecanını verecek tarzda, efektler iyi fakat daha çok film değilde bilgisayar oyunu havası vermekte. Yani efektlerdeki görünümler sanki bir strateji oyunu trailerı havası vermiş. Yakın plandaki dövüş sahneleri gerçekçi ve heyecan verici.</p>
<p>İyi bir film, izlenip izletilmesi gerekir ki daha iyileri yapılabilsin&#8230;</p>
<p>Ve şimdi ayrıntılar&#8230;</p>
<blockquote><p>Filmin girişi ve ilerleyişi güzel fakat birçok şey anlatalım derken çoğu şey yüzeysel kalmış. İster istemez ne gerek vardı dedirtiyor. Fatih&#8217;in tahta ilk geçişi daha sonra indirilişi ve babasının ölümünün ardından tekrar dönüşü tarihi film oldu denmesin diye yüzeysel anlatılması tercih edilmiş gibi, ama en azından biraz ayrıntı verilebilirdi.</p>
<p>Fatih&#8217;i oynayan karakteri fragmanda beğenmemiştim tam olmamış demiştim ama bazı sahnelerde etkileyiciydi. Ama senaryo gereği çok geri planda bırakılmış. Yani tutup adam gidip savaşsın demiyoruz ama en azından zekası ile plan yapması ile önplana çıkarılmalıydı. En önemlisi &#8220;Gemileri karadan yürütme kararını nasıl aldı? Neden böyle bir strateji uyguladı?&#8221; vurgulanmalıydı. Harita üzerinde düşündüğü zamanlarda bile ne yaptığı açıkcası çok anlaşılmadı. Zaten tahta geçtiği ilk zamanlar öyle anlatılmış ki, adam &#8220;İstanbul&#8217;u alacağım!&#8221; diyor, bir tanesinde bile inanan güvenen o ışık yok.</p>
<p>Ulubatlı Hasan karakteri, Fatih Sultan Mehmet&#8217;ten önplanda olmasının en büyük sebebi savaş sahneleri. İllaki bir tarih filmi yapıyorsan bu savaşta efsane bir savaşçın olmazsa olmazdır. Ki bu da bizde zaten Ulubatlı Hasan karakteri olarak anlatılır ve bilinirdi. Bu konu filmde daha önplanda işlenmiş, içine aşk da katılarak. Zaten bu işte bir aşk olacağı Era&#8217;yı kurtardığı sahnedeki bakışlardan sinyali çakmaya başladı ve film sonuna kadar sürdü. Ha şu aşk işini savaşın ortasında yapmasalardı iyiydi&#8230; Ama &#8220;bizim millet hep tarih olursa sıkılır, bunu katsak daha ilgi çekici olur&#8221; diyerek ağırlık vermiş olmaları muhtemel.</p>
<p>Ulubatlı ve Giustiniani karakteri çok benzer olması, yakın dövüş sahnesinde &#8220;şimdi kim dövüyor ulan?!&#8221; dedirtti. Ve bu iki karakterin dövüş öncesi teker teker adamları indirmesi, savaşın sanki Ulubatlı ve Giustiniani arasındaymış gibi görünmesine sebep oldu. Zaten bir de ortada kız meselesi var ki değmeyin&#8230;</p>
<p>Filmin ilk kısmında yenilgi alınan sahnelerde detaylar daha fazla iken, gemilerin karadan yürütülmesi, surların bir anda yıkılması, sancağın dikilmesi ve istanbul&#8217;a giriş sahnesi bir anda oldu bittiye getirilmiş gibi oldu. Ama Fatih&#8217;in surlardan içeri giriş sahnesi güzel ve etkileyiciydi. Daha sonrasındaki bitiş pek olmadı ama sanki devamı gelicekmiş havasını verdi. Yani fetihten sonra olacaklara pek dokunulmaması ancak bu şekilde açıklanabilir.</p></blockquote>
<p>Bu kadar açıklamanın ardından kısaca tekrar sonuca bağlayalım. Öncü olabilecek nitelikte eksikleri var fakat izlenmesi gereken film. Uzun zamandır hiçbir yerli film bende bu kadar merak uyandırmamış ve bu kadar seyir zevki vermemişti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://eski.ondurart.com/fetih-1453/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kültür Bakanlığı&#8217;nca Atatürk&#8217;e Uygulanan Sansür!</title>
		<link>http://eski.ondurart.com/kultur-bakanliginca-ataturke-uygulanan-sansur</link>
		<comments>http://eski.ondurart.com/kultur-bakanliginca-ataturke-uygulanan-sansur#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Nov 2011 18:51:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ondurart</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[aşık veysel]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk'e ağıt]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://eski.ondurart.com/?p=1835</guid>
		<description><![CDATA[Gün geçmiyor ki bir yerlerden sansür haberleri gelmesin. Bu sansür haberimiz de yine Atatürk üzerine, Kültür Bakanlı&#8217;mız tarafından gelmiş. Âşık Veysel&#8217;in Atatürk için yazıp bestelediği Atatürk’e Ağıt isimli türküsü bu sefer sansürden nasibini almış. Sansür demeyelim biz buna aslında, şiir eski olduğundan güncellenme yayınlamışlar sayın bakanlarımız. Aşağıdaki yazı Sessizliğin Sesleri Gazetesi blog sayfasından alındı. Sadece [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gün geçmiyor ki bir yerlerden sansür haberleri gelmesin. Bu sansür haberimiz de yine Atatürk üzerine, Kültür Bakanlı&#8217;mız tarafından gelmiş. Âşık Veysel&#8217;in Atatürk için yazıp bestelediği <strong>Atatürk’e Ağıt</strong> isimli türküsü bu sefer sansürden nasibini almış. Sansür demeyelim biz buna aslında, şiir eski olduğundan <strong>güncellenme</strong> yayınlamışlar sayın bakanlarımız.<br />
<span id="more-1835"></span><br />
Aşağıdaki yazı <a href="http://sessizliginsesleri.blogspot.com/" target="_blank">Sessizliğin Sesleri Gazetesi</a> blog sayfasından alındı. Sadece okumayın, okurken düşünün de&#8230;</p>
<blockquote><p>Belki önemsiz bulup hiç dikkatinizi çekmemiştir. Belki de ilgi alanınıza hiç girmiyor. Ben oldum olası Türk halk müziğini severek dinlerim. Özellikle de Âşıklama tavrını ve deyiş türlerini dinlemeye bayılırım. Söylemesi ayıp; Türk halk müziğini icra konusunda kabiliyetimin olduğunu da söylerler. Öğünmek gibi olmasın, repertuarım da oldukça geniştir.</p>
<p>Geçenlerde her nedense Âşık Veysel’in Atatürk için yazıp bestelediği <strong>Atatürk’e Ağıt</strong> isimli türküsünü dinlemek istedim. Youtube’dan bulup dinledim. Sonra da bu ağıtın sözlerini bir yerlere yazmayı ve kendimce söylemeyi düşündüm. Bu sözler en doğru şekilde nerede bulunur diye düşünürken birden devlet kurumlarının internet siteleri aklıma geldi ve Kültür Bakanlığı’nın resmî internet sitesine girerek şiirin metnini aldım. Ancak o da nesi! Âşık Veysel’in söylediği türkü ile Kültür Bakanlığı’nın internet sitesinde<br />
bulunan şiir metni birbirinden oldukça farklı şeyler.</p>
<p>Âşık Veysel’in <a href="http://www.youtube.com/watch?v=d2jSoWk7xqE" target="_blank">Youtube’da bulunan sesinden</a> deşifre etmek suretiyle oluşturduğum metinle Bakanlık&#8217;ın <a href="http://www.kultur.gov.tr/TR/belge/1-5273/agit--asik-veysel.html" target="_blank">internet sitesinde bulunan metin</a> arasında yapmış olduğum karşılaştırmada gördüm ki; Âşık Veysel&#8217;in şiiri, makaslanarak ancak girebilmiş Kültür Bakanlığı&#8217;nın internet sitesine.</p>
<p>Öncelikle belirtmem gerekirse; şiirin adı sadece <strong>AĞIT</strong> şeklinde yer almış Bakanlık&#8217;ın sitesinde. Oysa bu şiir genelde <strong>ATATÜRK&#8217;E AĞIT</strong> olarak bilinir. Umumiyetle bu isimle yer alır yayınlarda.</p>
<p>Şiirin kıta düzenini, yani orijinal hâlini Âşık Veysel&#8217;in Türküsünde söylediği şekilde kabul edersek, Kültür Bakanlığı&#8217;nın sitesinde bütün dörtlüklere takla attırılarak yerleri değiştirilmiştir. Atatürk&#8217;ün övüldüğü, hatta Büyük İskender ve Zülkarneyn ile kıyaslandığı iki kıta Bakanlık&#8217;ın sitesinde hiç yer almamıştır. Bakanlık&#8217;ın sitesinde yer almayan o iki kıta şunlardır:</p>
<blockquote><p><em>Şüphesiz bu dünya fani,</em><br />
<em> Tanrının aslanı hani,</em><br />
<em> İnsi cini cemi mahluk,</em><br />
<em> Hepisi birden ağladı.</em></p>
<p><em>İskender-i Zülkarneyin,</em><br />
<em> Çalışmadı bunca leyin,</em><br />
<em> Her millet Atatürk deyin,</em><br />
<em> Cemiyeti akvam ağladı.</em></p></blockquote>
<p>Anlaşılıyor ki; Kültür Bakanlığı Atatürk’ün tıpkı Hz. Ali gibi <strong>Tanrının aslanı</strong> olarak nitelendirilmesini ve bir rivayete göre Peygamber olan “Zülkarneyn” ile kıyaslanmasını dinen sakıncalı bulmuş ve bu iki kıtaya sitesinde yer vermemiştir. Bilindiği gibi İslami literatürde savaşçı kişiliğinden ve cesaretinden dolayı Hz. Ali’ye Allah’ın aslanı anlamında <strong>Esedullah</strong> denilmiştir. Ayrıca Hz. Ali’nin amcası Hz. Hamza da aynı lakapla anılmaktadır. Öte yandan Alevilik inancında Hz. Ali ve onun sulbünden gelen Ehl-i Beyt’e aşırı bir sevgi beslenmekte ve bu sebeple Hz. Ali yine aslan manasına gelen <strong>Haydar</strong> ismiyle anılmaktadır.</p>
<p>Anlaşılıyor ki; Kültür Bakanlığı, Alevi ozanlarımızdan olan Âşık Veysel’in, Mustafa Kemal Atatürk’ü Hz. Ali’ye benzetmesini ve onunla kıyaslamasını doğru bulmamıştır. Kim bilir belki de Âşık Veysel’in, Atatürk’ü Alevileştirmeye çalıştığını düşünmüştür Bakanlık! Bu yüzden de söz konusu kıtayı şiirden çıkarıp atmıştır!</p>
<p>Ayrıca İslam literatüründe, Makedonyalı Büyük İskender’in, Kur’an’da ismi geçen ve peygamber olup olmadığı şüpheli üç isimden birisi olan Hz. Zülkarneyn olabileceği yönünde bir kabul bulunmaktadır. Büyük İskender’in, yiğit ve cesur bir kral olduğu ve Avrupa’dan başlayıp Hindistan’a, oradan dönüp Kuzey Afrika kıyılarına kadar birçok fetihler yaptığı ve büyük işler başardığı, kendi adıyla anılan İskenderun ve İskenderiye gibi şehirlerin kurulmasını sağladığı bilinmektedir. Kur’an’da anlatıldığı üzere Zülkarneyn&#8217;in (iki boynuzlu taç giydiği için kendisine bu unvan verilmiştir. Zülkarneyn “iki boynuzlu” anlamına gelir) de Büyük İskender’in hikâyesine benzer bir hikâyesi vardır. Kimi İslam âlimleri işte bu benzerlikten yola çıkarak Kur’an’da adı geçen Zülkarneyn’in, Makedonyalı Büyük İskender olabileceğini ileri sürmüşlerdir. Bu hikâyeleri bildiği anlaşılan Âşık Veysel, Atatürk’ün, bir milleti âdeta yoktan var ettiğini, yepyeni ve pırıl pırıl bir ulus devlet kurduğunu düşünerek onun başarısını, Hz. Ali’den sonra Büyük İskender’in ve Zülkarneyn’in başarısıyla kıyaslamak istemiştir. Âşık Veysel’in bilgi derinliğini de ortaya çıkaran bu kıta da ne yazık ki; Bakanlık tarafından sakıncalı bulunmuş ve şiir metninden atılmıştır!</p>
<p>Bu zihniyetin, Merhum Mehmet Akif’in, <strong>Çanakkale Şehitlerine</strong> isimli şiirinde, Çanakkale’de savaşan Mehmetçiği “Bedrin aslanları ancak bu kadar şanlı idi” şeklinde tasvir etmesine de karşı çıktığı öteden beri zaten bilinmektedir. Anlaşılıyor ki; Kültür Bakanlığı artık bu zihniyetin eline geçmiş bulunmaktadır.</p>
<p>Bakanlık yetkilileri Âşık Veysel’in okuyuşuna göre birinci kıtanın üçüncü mısrasında bulunan <strong>başbuğu</strong> kelimesini kaldırmış, onun yerine <strong>Süleyman</strong> diye bir isim uydurmuştur. Ancak bu Süleyman kimdir bilinmiyor. Hz. Süleyman mı, Kanuni Sultan Süleyman mı, Süleyman Hilmi Tunahan mı yoksa Süleyman Demirel mi belli değil. Süleyman Seba olamayacağına göre, Kültür Bakanlığı tarafından Veysel’in şiirine yamanan Süleyman, bu Süleymanlardan birisi olmalıdır.</p>
<p>Anlaşılıyor ki; Bakanlık eski Türklerde hükümdar ya da başkumandan yerine kullanılan <strong>başbuğ</strong> kelimesini sakıncalı bulup, onun yerine muhtemelen aynı zamanda İsrailoğullarının krallarından birisi de olan Hz. Süleyman’ın ismini yamamayı münasip bulmuşlardır.</p>
<p>Kim bilir eski tüfek solcu olan Bakan Ertuğrul Günay, <strong>başbuğ</strong> kelimesinin, Merhum Alparslan Türkeş’i çağrıştırdığını filan düşünerek emrini bu yönde vermiştir! Ya da &#8220;Hoşgörü ve “Dinler Arası Diyalog” diye tutturanlar, bu değişiklikle İsrailoğullarına ince bir mesaj vermek istemişlerdir! Zira Kültür Bakanlığı’nın belli bir cemaatin eline geçtiği konusunda kamuoyunda uzun süredir bir dedikodu yapıldığı bilinmektedir. Hoşgörü ve diyalog çalışmaları adına Kur’an ayetlerine ve Hz. Peygamber’in hadislerine yasaklama ve eleştiri getiren bu zihniyetin, Âşık Veysel’in şiirine aynı maksatlarla müdahale etmesi, ihtimal dışı olmasa gerekir!</p>
<p>Veysel’in okuyuş sırasına göre; üçüncü kıtanın dördüncü mısrasını teşkil eden <strong>amir memur altın kürsü</strong> mısrası da bakanlık tarafından şiirden atılmıştır. Sebebini bilmiyorum ama Âşık Veysel, bu kıtayı 5 mısralı olarak söylemektedir. Yani 11 kıtalı şiirin 9 kıtası 4’erli olduğu hâlde, iki kıtası 5’li mısraya sahiptir ve bu 5’erli mısraya sahip kıtalardan birisi 4’üncü kıtadır. Veysel belki 4’üncü kıtanın 4’üncü mısrasını doğaçlama olarak, yani türküyü söylerken, kıtanın asıl 4’üncü mısrasını hatırlamakta geciktiği için araya böyle bir söz sıkıştırmış olmalıdır. Bir anlamda Veysel, sesli düşünmüştür ve bir nevi dolgu maddesi olarak kullanmıştır bu mısrayı. Çünkü bu mısra, diğer mısralarla kafiyeli de değildir. Dolayısıyla Bakanlık, bu mısrayı da fazlalık kabul ederek şiirden çıkarmıştır. (3)</p>
<p>Şiirin 8’inci kıtasının 3’üncü mısrası Âşık Veysel tarafından “Semerkand-ı Buhara’lar” şeklinde ifade edilirken, Bakanlık bu söyleyişi de münasip görmemiş ve bu mısrayı “Semarkant’la Buhara’lar” yapmıştır. Âşık Veysel’in mahallî ağızla telaffuz ettiği kelimelerin kitabisini yazmak her ne kadar kabul edilebilirse de Veysel’in “Osmanlıca” olarak ifade ettiği bir terkibi, günümüz Türkçesine çevirmek, kanaatimizce büyük hatadır ve şiirin özgünlüğüne müdahale anlamı taşır.</p>
<p>Kültür Bakanlığı’nın sansüründen nasibini alanlardan birisi de Mareşal Fevzi Çakmak’tır. Veysel’in şiirinin orijinalinde 9’uncu kıtanın üçüncü mısrasını teşkil eden &#8220;Maraşal Fevzi askerleri&#8221;ndeki <strong>“Maraşal Fevzi”</strong> gitmiş, onun yerine <strong>“Meraşalin”</strong> diye saçma bir kelime eklenmiştir. <strong>“Maraşal Fevzi”</strong> ismini Bakanlık&#8217;ın internet sitesine yakıştıramayan zihniyet, nasıl oldu da 7’inci kıtanın üçüncü mısrasındaki <strong>“İnön’İsmet”</strong> ismini görmedi, hayret!</p>
<p>Mareşal Fevzi Çakmak kim mi diyorsunuz? Cumhuriyet tarihimizin iki mareşalinden birisi. İlki Mustafa Kemal Paşa, ikincisi Mustafa Fevzi Paşa. Cumhuriyet tarihi boyunca en uzun süre Genel Kurmay Başkanlığı yapan büyük bir asker olmasının ötesinde son derece dindar bir adamdır Mareşal Fevzi Çakmak. Öyle ki; Çanakkale Savaşları ve Millî Mücadele boyunca bulunduğu her ortamda, hatta siperlerde bile elinden Kur’an-ı Kerim’i düşürmediği söylenmektedir. Mezarının, Eyüp Sultan Türbesi yakınlarında bulunması da bazı kaynaklarda onun bu özelliği ile açıklanmaktadır. Kültür Bakanlığı, işte böyle bir ismi bile çıkarıp atmıştır Veysel’in şiirinden. Muhtemelen bilmeden yapmışlardır tüm bunları.</p>
<p>Şiirin 5 mısralı kıtalarından bir başkası olan 10’uncu kıtanın yine 4’üncü mısrasını teşkil eden ve yukarıda izah ettiğimiz gibi, Veysel tarafından muhtemelen dolgu maddesi ve düşünme süresi olarak kullanılan <strong>Melek’il Mevt&#8217;in elinden</strong> sözleri de yine şiirden atılmıştır. Buradaki <strong>Melek’il Mevt</strong> ölüm meleği, yani Azrail demektir.</p>
<p>Merak eden okuyucularım, dipnotta verilen internet adreslerine girmek suretiyle gerekli karşılaştırmayı yaparak Âşık Veysel’in <strong>Atatürk’e Ağıt</strong> isimli şiirinin Bakanlık tarafından ne hale getirildiğini kendi gözleriyle de görebilirler.</p>
<p>Umarım 10 Kasım’a 3 kala faydalı bir iş yapmışımdır.<br />
Büyük Atatürk ve silah arkadaşlarını bir kez daha rahmet ve minnetle anıyorum.<br />
Saygılarımla.</p>
<p><strong>Ömer Sağlam</strong><br />
_____________<br />
<em>1- <a href="http://www.youtube.com/watch?v=d2jSoWk7xqE" target="_blank">http://www.youtube.com/watch?v=d2jSoWk7xqE</a></em><br />
<em> 2- <a href="http://www.kultur.gov.tr/TR/belge/1-5273/agit--asik-veysel.html" target="_blank">http://www.kultur.gov.tr/TR/belge/1-5273/agit&#8211;asik-veysel.html</a></em><br />
<em> 3- Esasen Veysel’in, bu mısrada söylediği son iki kelime tarafımızdan da iyi anlaşılamamış, sadece “altın kürsü” olabileceği tahmin edilerek böyle yazılmıştır. <strong>“arş-ı kürsü”</strong> veya <strong>“arz-ı kürsü”</strong> de olabilir.</em></p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://eski.ondurart.com/kultur-bakanliginca-ataturke-uygulanan-sansur/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Atatürk diktatör müdür?</title>
		<link>http://eski.ondurart.com/ataturk-diktator-mudur</link>
		<comments>http://eski.ondurart.com/ataturk-diktator-mudur#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Nov 2011 00:54:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ondurart</dc:creator>
				<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://eski.ondurart.com/?p=1832</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin temellerinin atıldığı bir dönemde bir devrimci olarak Mustafa Kemal Atatürk&#8216;ün hiçbir düzenin ve devletin olmadığı bir zamanda, sırf milletine çeki düzen vermek adına kendi başına bütün devrimlere ön ayak olduğu için kendisine itham edilen soru cümlesi. Evet, Mustafa Kemal&#8217;in bazı eylemleri (tıpkı iyi ki de yapmış dediğim Menemen Olayı&#8216;nda olduğu gibi) tek başına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin temellerinin atıldığı bir dönemde bir devrimci olarak <a title="Mustafa Kemal Atatürk" href="http://eski.ondurart.com/mustafa-kemal-ataturk" target="_blank">Mustafa Kemal Atatürk</a>&#8216;ün hiçbir düzenin ve devletin olmadığı bir zamanda, sırf milletine çeki düzen vermek adına kendi başına bütün devrimlere ön ayak olduğu için kendisine itham edilen soru cümlesi.<br />
<span id="more-1832"></span><br />
Evet, Mustafa Kemal&#8217;in bazı eylemleri (tıpkı iyi ki de yapmış dediğim <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Menemen_Olay%C4%B1" target="_blank">Menemen Olayı</a>&#8216;nda olduğu gibi) tek başına verdiği kararlardan oluştuğu için diktatör yakıştırmaları bir yerde anlam kazanabilir. Ama unutulmamalıdır ki o aynen <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eevket_S%C3%BCreyya_Aydemir" target="_blank">Şevket Süreyya Aydemir</a>&#8216;in kitabının adındaki gibi &#8220;<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Tek_Adam_(kitap)" target="_blank">Tek Adam</a>&#8220;dı, yalnız bir devrimciydi.</p>
<p>Demokrasiden bihaber olan halkına önce demokrasiyi öğretti, sonra da uygulanmasını sağladı. Böylece de kitleleri peşinden koşturmasını bildi. Sorarım size; hangi diktatör kendi halkının iradesini kullanarak kendi temsilcilerini seçmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisini kurdu? Hangi diktatör halkı ve bütün dünya tarafından bu kadar sevildi, saygı duyuldu?</p>
<p>Mustafa Kemal bir süreliğine diktatörlük yaptıysa bile eğer, Anadolu topraklarında her bir yerde ayrı hüküm süren düşman işgalini ve diktatörlük rejimini komple yıkmak için yapmıştır. Eğer her diktatör Atatürk gibi olsaydı, bugün bir çok millet özgürlüklerine çok daha önce kavuşmuş olur, ülkeleri de çok daha sağlam temeller üzerine oturmuş olurdu.</p>
<p>Bunlardan sonra hâlen ısrarla Atatürk diktatördü diyene de derim ki; ben de diktatör olmak isterdim!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://eski.ondurart.com/ataturk-diktator-mudur/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Steve Jobs &#8211; Türkçe biyografisi çıktı!</title>
		<link>http://eski.ondurart.com/steve-jobs-turkce-biyografisi-cikti</link>
		<comments>http://eski.ondurart.com/steve-jobs-turkce-biyografisi-cikti#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Nov 2011 22:17:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ondurart</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğer her şey]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata dair]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://eski.ondurart.com/?p=1828</guid>
		<description><![CDATA[Tam bir ay önce bugün, 5 Ekim 2011&#8242;de hayatını kaybeden, Apple&#8217;ın kurucularından ve CEO&#8217;su Steve Jobs&#8217;un uzun zamandır çok konuşulan ve 24 Ekim&#8217;de İngilizcesi Amerika&#8217;da yayına çıkan biyografisi, geçtiğimiz günlerde de Türkçe olarak ülkemizde satışa çıktı. Bu biyografinin en büyük özelliği de Einstein, Benjamin Franklin gibi ünlü isimlerin biyografisini yazan Walter Isaacson tarafından kaleme alınmış [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tam bir ay önce bugün, 5 Ekim 2011&#8242;de hayatını kaybeden, Apple&#8217;ın kurucularından ve CEO&#8217;su Steve Jobs&#8217;un uzun zamandır çok konuşulan ve 24 Ekim&#8217;de İngilizcesi Amerika&#8217;da yayına çıkan biyografisi, geçtiğimiz günlerde de Türkçe olarak ülkemizde satışa çıktı.<br />
<span id="more-1828"></span><br />
Bu biyografinin en büyük özelliği de <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Albert_Einstein" target="_blank">Einstein</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Benjamin_Franklin" target="_blank">Benjamin Franklin</a> gibi ünlü isimlerin biyografisini yazan <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Walter_Isaacson" target="_blank">Walter Isaacson</a> tarafından kaleme alınmış olması. Isaacson&#8217;un, bir zamanlar CNN&#8217;in CEO&#8217;luğunu ve Time dergisinde yazı işleri yapmış. En büyük özelliği ise hiç kimsenin etkisi altında kalmadan, istediği gibi yazıyor olması.</p>
<blockquote><p>&#8220;Jobs’la iki yıldan uzun süre boyunca yapılan kırktan fazla röportajın -ayrıca yüzden fazla akrabasıyla, arkadaşıyla, hasmıyla, rakibiyle ve iş arkadaşıyla yapılan görüşmelerin- temel alındığı bu kitap, kusursuzluk tutkusuyla ve azmiyle altı endüstride (kişisel bilgisayarlar, animasyon filmler, müzik, telefonlar, tablet bilgisayarlar ve dijital yayıncılık) çığır açmış yaratıcı bir girişimcinin inişli çıkışlı hayatını ve güçlü kişiliğini anlatıyor.&#8221;</p></blockquote>
<p>Kitap sanki biraz uzun (540 sayfa) ama Jobs&#8217;un hayatı da bir o kadar ilginç. Bu sebeple de oldukça sürükleyici. Kitap okumayı sevmeyen ben, bugünden beri sıkılmadan okuyorum. Kendimi bildim bileli Apple&#8217;ı oldukça iyi takip ediyorum ama kitapla da özellikle Jobs hakkında garip detaylar öğreniyorum.</p>
<p>Amerika&#8217;da 379 binden fazla <a href="http://www.thebookseller.com/news/jobs-biog-sells-379000-copies-stateside.html" target="_blank">satış yapmış</a>. Bizde ise ne olacak, zamanla göreceğiz. Kitap okumayı sevmeyen ben bile okuyorsam, varım siz düşünün =) Aşağıdaki adreslerden siz de kitabı alıp, okuyabilirsiniz. Tabii kitapçılardan da satın alabilirsiniz.</p>
<ul>
<li><a href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=588715&amp;sa=94100917" target="_blank">kitapyurdu.com</a></li>
<li><a href="http://www.idefix.com/kitap/steve-jobs-walter-isaacson/tanim.asp" target="_blank">idefix.com</a></li>
</ul>
<p>Ayrıca kitap ile ilgili daha fazla bilgi almak isterseniz <a href="http://www.domingo.com.tr/?products=steve-jobs" target="_blank">Domingo Yayınevi</a>&#8216;nin sitesine uğrayabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://eski.ondurart.com/steve-jobs-turkce-biyografisi-cikti/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeniden merhaba!</title>
		<link>http://eski.ondurart.com/yeniden-merhaba</link>
		<comments>http://eski.ondurart.com/yeniden-merhaba#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Nov 2011 08:54:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ondurart</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ben'den]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata dair]]></category>
		<category><![CDATA[lestioni.com]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://eski.ondurart.com/?p=1825</guid>
		<description><![CDATA[Uzun zaman olmuş buraya bakmayalı, yazmayalı. Son yazının üzerinden 187 gün geçmiş. Yani 6 ay, 1 hafta. Aslında bu kadar uzun süre boş bırakmazdım burayı ama isim değişikliği sonrası bazı düzenlemeler yapmak istediğim için böyle oldu. Tabii hemen &#8220;ne değişiklik yaptin be adam?!&#8221; derseniz, evet hiçbir şey! =D Değişikliklerin hepsi kafamda son hâllerini aldılar. Buraya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun zaman olmuş buraya bakmayalı, yazmayalı. Son yazının üzerinden 187 gün geçmiş. Yani 6 ay, 1 hafta. Aslında bu kadar uzun süre boş bırakmazdım burayı ama isim değişikliği sonrası bazı düzenlemeler yapmak istediğim için böyle oldu.</p>
<p><span id="more-1825"></span></p>
<p>Tabii hemen &#8220;ne değişiklik yaptin be adam?!&#8221; derseniz, evet hiçbir şey! =D Değişikliklerin hepsi kafamda son hâllerini aldılar. Buraya yerleşmeleri de birkaç gün sürebilir. Zira elimde acilen bitmesi gereken bir iş ve gidilmeyi bekleyen maçlar (bu akşam Kiev ve Pazar günü Ankara&#8217;da Gençlerbirliği ya da İstanbul&#8217;da basket maçı, henüz karar vermiş değilim) var! Bir de araya (her ne kadar pek umursamıyor olsam da) bayram giriyor. Gerçi bayramda bitirebilirim, evet evet!</p>
<p>Şu geride bıraktığımız 6 ayda da çok bir şey yapmadım. Yaptığım en önemli şey <a href="http://demirkubuz.com" target="_blank">Zeki Demirkubuz</a>&#8216;un sitesini bitirip aktif hâle getirmek oldu. Çok da güzel bir site oldu. Gerçi düz HTML ama olsun, boş kaldığım ilk fırsatta düzelteceğim. Sabit sayfaları pek sevmiyorum zira. Hem sonra değişiklik yapmak da zor oluyor. 200 küsür sayfayı düzenlemek yerine, tek bir sayfa düzenlemek tabii ki çok daha mantıklı. </p>
<p>Burada, odamın halı altına da düzenlenmeyi bekleyen yazıcıklar koymuşum. Onlar da duruyor hâlâ. Umuyorum ki onlar da elden geçip ortaya çıkarlar. Gerçi önce kafamdaki düzenlemeleri hayata geçirmeliyim. Sonrasında o yazılar hiç ortaya çıkmayabilir bile. Tabii &#8220;My Sassy Girl&#8221; tanıtımı dışında! </p>
<p>Son olarak şunu da söylemek lazım. WordPress for iOS şimdi olmuş işte =) Yazılara direkt olarak şekil verebiliyoruz. Mesela <strong>kalın</strong> ya da <em>yatık</em> yapabiliyoruz. Liste falan da yapılıyor ama o kadar kazanan şimdi. İndirin, yazın, yapın. Her şeyi benden beklemeyin!</p>
<p>Haydi, tekrar görüşmek üzere efendim; esen kalın&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://eski.ondurart.com/yeniden-merhaba/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>22 Ağustos İnternet filtresi!</title>
		<link>http://eski.ondurart.com/22-agustos-internet-filtresi</link>
		<comments>http://eski.ondurart.com/22-agustos-internet-filtresi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Apr 2011 09:59:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ondurart</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata dair]]></category>
		<category><![CDATA[Internet]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.lestioni.com/?p=1593</guid>
		<description><![CDATA[22 Ağustos&#8217;tan itibaren uygulanacak olan filtre, 1998 yılından beri İnternet kullanan biri olarak beni delirtiyor. Türkçe 3-5 site vardı. Her yere girebiliyorduk. İnanılmaz yavaştı İnternet&#8217;imiz. Ama özgürdük! 28 yaşına gelmişim yasaksız 13 senedir İnternet kullanarak. Beğenmediğim şeyi açmayarak. Kendi otokontrolümle, kendi tercihlerimle davranarak. Tek zarar görmemişim bu özgürlükten. Ama biri bu yaşımda bana &#8220;sen anlamazsın, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>22 Ağustos&#8217;tan itibaren uygulanacak olan filtre, 1998 yılından beri İnternet kullanan biri olarak beni delirtiyor. Türkçe 3-5 site vardı. Her yere girebiliyorduk. İnanılmaz yavaştı İnternet&#8217;imiz. Ama özgürdük! 28 yaşına gelmişim yasaksız 13 senedir İnternet kullanarak. Beğenmediğim şeyi açmayarak. Kendi otokontrolümle, kendi tercihlerimle davranarak. Tek zarar görmemişim bu özgürlükten. Ama biri bu yaşımda bana &#8220;sen anlamazsın, ben senin yerine seçecem nereye girip girmeyeceğini!&#8221; diyor. Benim yerime seçecek adam, ben kadar internette tecrübeli mi acaba?<br />
<span id="more-1593"></span><br />
Bu kaçıncı yasak? Daha bu hafta neler yasaklandı, neler konuştuk.</p>
<blockquote><p>Ankara polisi, kamuoyunda tepkiyle karşılanan uygulamalarına bir yenisini daha ekledi. Sokakta müzik yapan 3 genç gözaltına alındı, &#8216;Kabahatler Kanunu&#8217; uyarınca ceza kesildi. 2&#8242;sinin yaşının 18&#8242;den küçük olmasına rağmen ailelerine bildirilmediği iddia edildi.</p>
<p>http://www.hurriyet.com.tr/gundem/17646864.asp</p></blockquote>
<blockquote><p>Sel Yayıncılık tarafından yayımlanan William S. Burroughs’un &#8216;Cut-up&#8217; üçlemesinin ilk kitabı &#8216;Yumuşak Makine&#8217; için soruşturma açıldı.</p>
<p>http://www.ntvmsnbc.com/id/25206516/</p></blockquote>
<p>Bunlar sadece bu haftanın yasakları. Alkollü bahar şenliklerine veda ettik daha evvel. Başka kitaplar yasaklandı. Basılmamış kitap yasaklandı. Bir de tehdit edildik, &#8220;elimizde bulundurursak sizi de içeri tıkarız!&#8221; denilerek.</p>
<p>Yapılacak şey belli. Bu yasaktan en çok etkilenenler gençler. Şifrelere kurban gidenler, yasaklara kurban gidenler gençler. Oy kullanma yaşınıza geldiyseniz, size gerçek özgürlük verecek kim ise ona oyunuzu veriniz. kimin yasakçı olduğunu söylemeye gerek yok!</p>
<p>Taş, sopa vs.ye gerek yok. Eyleminizi oyunuz ile gösterin, şiddet ile değil! Boykot edin size yasak koyanları destekleyen firmaları! ekonomik olarak gösterin tepkinizi!</p>
<p>Tepki verin ama en önemlisi!</p>
<blockquote><p><a href="http://www.eksisozluk.com/" target="_blank">eksisozluk</a>&#8216;te yer alan <a href="http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=22+a%C4%9Fustos+2011+internetin+filtrelenmesi" target="_blank">22 ağustos 2011 internetin filtrelenmesi</a> konusunda <a href="http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=en+bi+gercek+sour" target="_blank">en bi gercek sour</a> tarafından <a href="http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=23284701" target="_blank">yazılmış yazının</a> bana uyarlanarak düzenlenmiş halidir.</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://eski.ondurart.com/22-agustos-internet-filtresi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

