İşte taraftar, işte şampiyon!

27 Mayıs 2010 tarihinde, saat 17:55.43 civarında yazılmış.

İşte taraftar, işte şampiyon… Türk spor tarihinin vazgeçilmez tezahüratlarından birisidir. Artık takım şampiyonluğu garantilemiş sayılırken, tribünleri dolduran binlerce insanın hep bir ağızdan haykırdığı yegane sevinç çığlığıdır, işte taraftar, işte şampiyon!

Ancak bu tezahürata artık özellikle İstanbul’un büyük takımlarının yine İstanbul’daki maçlarında rastlayamıyoruz ama yine bu takımların Anadolu’da oynadıkları maçlarda karşımıza çıkıyorlar. Ben genel olarak Beşiktaşk’ımın maçlarından başka maç izlemesem de, final maçlarına “şöyle bir” bakarım, herkes gibi :)

2009-2010 sezonu, Türkiye Kupası final maçı Şanlıurfa’da oynandı malumunuz üzere. Televizyona 50 dakika boyunca tek tük olanlar haricinde herhangi bir tezahürat sesi gelmemişti ki, Alex’in golünden sonra fenerbahçe seyircisi ayağa kalktı; işte taraftar, işte şampiyon! Akabinde peş peşe gelen Trabzonspor gollerinden sonra bu kez Trabzon seyircisi kalkar ayağa: İşte taraftar, işte şampiyon! Trabzonspor kupayı kaldırırken ve şehirde tur atılırken de aynı beste söyleniyordu hep bir ağızdan…

Yine aynı sene, bu kez Bank Asya Ligi. Rakip kimdi hatırlamıyorum ancak, Bucaspor maçıydı. Buca galip gelirse, önümüzdeki sezon Süper Lig’de (ne de süper he) mücadele edecekti. Maç 2-0 Buca üstünlüğüne geldiği an tribünlerden yükselen ses pek farklı değildi… Daha sonra 2 gol daha attı Buca ama, hep aynı sesler yükseldi Buca semalarına doğru…

Son olarak da, geçen gün Konyaspor – Altay maçını izliyordum. 15. dakikaydı sanırım Altay golü bulduğunda. Daha o dakikada başlamıştı Altay seyircisi coşkuya… Ama ikinci yarı ile birlikte gelen Konya golleri Altay tribünlerindeki coşkuyu alıp, karşı tribüne, Konya tribünlerine getirmişti. İşte taraftar, işte şampiyon!

İlginç olan ise “o taraftarların” aslında maç boyunca oturup maçı takip etmeleri, sanki orada değillermiş hissi uyandırmaları. Ama atılan bir gol ile birlikte birden ortaya çıkmaları, şarkılar, türküler söylemeleri ve şampiyonluk nidaları atmaları… Adama sormazlar mı o dakikaya kadar neredeydi bu “işte taraftar” diye? Yoksa “işte” miydi? :) Bir de, o “seyircileri” takım kaptanı el kol işaretleri ile havaya sokmaya çalışır zaman zaman. Oysa tek yapılması gereken şey takımın gol atması. Onlar havaya girmişler ama, takımın da havaya girmesini bekliyorlar. Sonra hep beraber coşacaklar :)

İşte taraftar, işte şampiyon! Hadi canım sen de!

622 gün önce yazılmıştır.
EtiCanlar:

Bu yazı hakkında bir şeyler demek ister misiniz?





Tüm haklarını kedim yedi :)