İstikbal Marşı

28 Haziran 2010 tarihinde, saat 12:49.27 civarında yazılmış.

Geçen gün, FaceBook’da gördüm bu şiiri. Cem Yılmaz’dan İstikbal Marşı adında paylaşılıyordu. Ancak hemen ertesi gün yazı birden uçuverdi. Yaptığım araştırmalar sonucunda da, şiirin aslında 2003 yılında Beycan Öterbülbül tarafından yazıldığını ve Cem Yılmaz’ın da konu ile hiçbir alakasının olmadığını öğrendim. İlk olarak HaberTürk gazetesi ve İnternet sitesi bu şekilde lanse etmiş sanıyorum.

Bazı kişiler de, İstiklal Marşı’mıza hakaret olduğunu falan yazmış. Zira şiir, İstiklal Marşı’mızdan esinlenerek yazılmış. Ancak, esinlenmek ile hakaret arasındaki farkı ayırt edemiyorsanız zaten söylenecek pek bir şey yoktur size. Ya da o kişilere dokunmuş bu şiir.

Bazı forumlarda da nasıl olduğunu anlamadığım Türkçe ile kınama mesajları gönderilmişti. O da ayrı parantez tabii…

Neyse… Buyrun ilgili şiir…

Bakma, dönmez şafak vakti yurttan kaçan o alçak!
Dönmeyip Amerika’da, arlanmaksızın yaşayacak!
O benim milletimin hırsızıdır, yurdu soyacak,
Hortumladıkları benimdir, milletimindir ancak!

Çalma, kurban olayım hepsini ey hırslı çakal!
Gariban halkıma da bir pul bırakacak kadar al!
Olmaz sana götürdüğün paralar sonra helal,
Hakkını vermezsen burdaki ortaklarının behemehal!

Ben ezelden beri aç yaşadım, aç yaşarım!
Hangi hükümet beni kurtaracakmış,şaşarım!
Kurumuş musluk gibiyim, ne akar ne taşarım!
Yırtsam da bir tarafımı, hiç görülmez başarım!

Mali krizler, yoluna örmüşse çelikten bir duvar,
Benim .ceğiz, .cağız diyen bir hükümetim var!
Bağırsın korkma, nasıl işimize burnunu sokar?
“Avrupa Birliği” denen tekdişi kalmış canavar!

Arkadaş, Meclis’e namusuyla çalışanları uğratma sakın!
İşe aldıracakların, olsun hep sana yakın!
Gelecektir, cezanı vereceği günler hakkın,
Kim bilir belki yarın, belki yarından dayakın!

Yaktığın yerleri “orman” diyerek geçme, tanı!
Çalışanı işten at, doldur kadroya yatanı!
Gözleri açık yatır seni kurtaran atanı,
Satılmadik o kaldı, durma satıver şu vatanı!

Sermaye mutlu olsun, olsa da çevre feda!
Semizlettin Apo’yu, mezarında dönsün Şüheda!
Uydurma kanunlarla Meclis’ten getirin seda!
Onbin yıllık tarihe, yurdum ederken veda!

Cümlenizin bu yurdu yok etmek mi emeli?
Yediginiz herzelere başka ne demeli!
Oyuverin altını iyice sallansın temeli,
Yurdumun ki, sonunda vatandaş kükremeli!

O zaman durur belki gözümden akan yaşım,
O zaman doğrulur belim, yukarı kalkar başım,
O zaman boşa gitmez yıllarsüren uğraşım!
Hesabını verip te gittiğiniz gün kardaşım!

Dalgalanın dolar gibi sizde şimdi ey suçlular!
Olsun artık soyguncuya vurulacak bir yular,
Ebediyen, öyle yok hesapsız bir iktidar!
Hakkıdır “garip yaşamış vatandaş”ın da gülmek,
Hakkıdır ezilmiş milletimin, aydınlık bir İstikbal!

589 gün önce yazılmıştır.

Bu yazı hakkında bir şeyler demek ister misiniz?





Tüm haklarını kedim yedi :)