Uzun zaman olmuş buraya bakmayalı, yazmayalı. Son yazının üzerinden 187 gün geçmiş. Yani 6 ay, 1 hafta. Aslında bu kadar uzun süre boş bırakmazdım burayı ama isim değişikliği sonrası bazı düzenlemeler yapmak istediğim için böyle oldu.
Saat gecenin bir yarısı olmuş… Bir yanım bilgisayara bakıyor, bir yanım televizyona, gözlerim de uyumak için can atıyor o esnada. Ruhum da yalnızlık denizinin derinliklerinde yol alırken, kapım çalındı aniden. Aman Allah’ım, çocukluğum gelmiş! Şaşkın bir ifadeyle “bu saatte ne işin var burada” dedim kendisine. Televizyondaki top oynayan çocukları göstererek “sen çağırdın ya” dedi. Yalnızlık denizlerine yol alan ruhumu geri iterek yer açtım kendisine. “Gel otur” yanıma, anlat bakalım dedim. Başladı anlatmaya…
Devamını Oku
İnsanların akıllarında nasıl kaldığımı fark ettim bugün bir kez daha… Hiçbir zaman unutulmayacak ama bir o kadar da hatırlanmayacak ya da hatırlanmaya gerek dahi duyulmayacak biri olduğumu anladım…
Bazıları beni ilkokuldan hatırlayacak… Bazıları kantinde beraber çalışırken, bazıları teneffüslerde beraber top oynarken… Ya da sınıflar arası futbol turnuvasında, penaltılara kalan maçta son penaltıyı atarken hatırlayacak bazıları…
Devamını Oku
Yüreğim ne çok sevmiş seni
Offf amansız… Ben bilmemişem.
Kalk yürü tazet muradsızım
Her gül kendi dalında büyür…
Seni yaşamak, ”Hayatta Beşiktaş”ı anlatmak ne zor şey. Uzunca bir yazıyla anlatamam sığdıramam sayfalara seni… Yüreğimin gözüyle ancak gösterebilirim sana seni sevenleri…
Devamını Oku
- Solunla vur şu topa!
- Solumla vurdum zaten baba.
- Ben kör müyüm? Bir de utanmadan solumla vurdum diyorsun!
- Ama baba sağıma gelmişti.
- Sus! Hâlâ yalan konuşuyor. Ben topu attığım yeri bilmiyorum sanki. Cin olmadan şeytan çarpmaya mı çalışıyorsun sen? Topu soluna doğru atıyorum, sen sağın dışıyla vuruyorsun. Onu da nerden öğrendiysen.
- Ama baba solumla vurunca kötü gidiyor top.
- Vurmasını bilmediğinden! Sana elli kere gösterdim. Hâlâ vuramıyorsun!
- Ama baba ben solak değilim ki!
- Solak değilsen sol ayağında mı yok?
- Vaar.
- Kullan o zaman onu!
- Tamam baba.
Devamını Oku
Hemen her sene başında, yeni bir yıla girmenin heyecanı yanında bir de yeni gelecek yıldan bir şeyler istiyoruz, bekliyoruz. Sanki yıl bize bir şeyleri verecekmiş gibi. Düşündükçe ne kadar saçma bir şey aslında. 2010′dan dileğiniz ne? Temenniler de aynıdır zaten. Sağlık, mutluluk, barış, huzur… Artık neredeyse sonuna geldiğimiz 2010 yılı ile ilgili benim de birkaç beklentim vardı ama teknik aksaklıklar pek izin vermedi. Şimdi sıra 2011′de! Ama bu sefer umutluyum! =)
Devamını Oku